Venezuela'nın 4,8 milyar dolarlık altını, Maduro'nun tutuklanmasının ardından İngiltere'nin elinde bulunuyor.
İngiltere, Venezuela'nın 4,8 milyar dolarlık altın rezervlerine uyguladığı blokajı sürdürerek, yeni liderlik anlayışına meydan okuyor ve ABD politikasından ayrışıyor.
Birleşik Krallık hükümeti, ülkenin otokratik lideri Nicolas Maduro'nun çarpıcı bir şekilde tutuklanmasının ardından bile, Venezuela'nın 4,8 milyar dolarlık altın rezervinin iadesini engellemeye devam edeceğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, milletvekillerine yaptığı konuşmada, Londra'nın Caracas'taki yeni yönetimi tanımayacağını, dolayısıyla İngiltere Merkez Bankası'nın ülkenin altın rezervleri üzerindeki kontrolünü muhtemelen sürdüreceğini ima etti.

Uzun Süren Bir Hukuk Mücadelesi
İngiltere Merkez Bankası, 2008'den beri Londra'daki kasalarında 31 metrik ton Venezuela altını depoluyor. Bu rezervlerin mülkiyeti, 2020'den beri şiddetli bir hukuki anlaşmazlığın konusu olmuştur.
Çatışma, Nicolas Maduro hükümetinin altınların iadesini talep etmesiyle başladı, ancak İngiltere Merkez Bankası bunu reddetti. Bankanın reddi, İngiliz hükümetinin Maduro yönetiminin meşruiyetini tanımama politikasına dayanıyordu; Maduro yönetimi iki ulusal seçimde hile yapmakla suçlanıyordu.
Bunun yerine, 2018 ile 2022 yılları arasında İngiltere, muhalefet lideri Juan Guaido'yu resmen Venezuela devlet başkanı olarak tanıdı. Bu diplomatik duruş, Maduro'nun hükümeti Venezuela'nın merkez bankasını kontrol etmesine rağmen, İngiltere Merkez Bankası'nın Maduro'nun taleplerini reddetmesi için yasal zemini sağladı.
Mesele İngiliz mahkeme sisteminde giderek büyüdü:
1. 2020: Yüksek Mahkeme başlangıçta İngiltere Merkez Bankası'nın lehine karar verdi.
2. Daha sonra 2020'de: Temyiz Mahkemesi bu kararı bozdu.
3. 2021: Yüksek Mahkeme temyiz başvurusunu reddederek altının Maduro'ya iadesini tamamen engelledi.
Maduro'nun Tutuklanması Liderlikte Değişikliğe Yol Açtı
Cumartesi günü ABD özel kuvvetleri tarafından Nicolas Maduro'nun yakalanıp tutuklanmasının ardından durum yeniden gündeme geldi.
Eski yardımcısı Delcy Rodriguez yeni lider olarak atandı. Beyaz Saray'daki Trump yönetimi, yeni hükümetle işbirliği yapmaya istekli olduklarını belirterek, bu atamayı zımnen onayladı.
İngiltere'nin Tutumu ABD'ninkinden Farklılaşıyor
Liderlik değişikliğine rağmen, İngiltere'nin tutumu değişmedi. Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, hükümetin tanımama politikasını sürdüreceğini doğruladı. Bu politika, İngiltere Merkez Bankası'nın altını serbest bırakmayı reddetmesinin temel gerekçesidir.
Cooper, milletvekillerine yaptığı konuşmada, "Venezuela halkının iradesini de içeren bir demokrasiye geçiş için gerekli baskıyı oluşturmamız önemlidir" dedi. İngiltere Merkez Bankası'nın bağımsız kararlar aldığını belirten Cooper, hükümetin ilkelerinin "istikrarı korumak ve demokrasiye geçişi sağlamakla ilgili olduğunu ve bu durumun tanıma yaklaşımımıza yön verdiğini" sözlerine ekledi.
Bu tutum, İngiltere'yi Donald Trump yönetimindeki ABD yönetimiyle karşı karşıya getiriyor; Trump yönetimi, Rodriguez'in Amerikalı yetkililerin temel taleplerini karşılaması şartıyla onunla çalışmaya açık olduğunu belirtmişti.
Venezuela'nın yeni cumhurbaşkanı ise iş birliğine dayalı bir yaklaşım benimsedi. İlk kabine toplantısında, "ABD hükümetini, uluslararası hukuk çerçevesinde ortak kalkınmaya yönelik bir iş birliği gündeminde bizimle iş birliği yapmaya davet ediyoruz" dedi.
Rodriguez henüz altın rezervleriyle ilgili somut bir talepte bulunmadı. ABD Dışişleri Bakanlığı da bu konuda kamuoyuna açık bir tercih belirtmedi.
Dünyanın en büyük altın kasalarından birini işleten ve gelişmekte olan ekonomiler için önemli bir koruyucu kurum olan İngiltere Merkez Bankası yorum yapmaktan kaçındı. ABD Dışişleri Bakanlığı ve İngiltere Dışişleri Bakanlığı da yorum taleplerine yanıt vermedi.


