Meksika, ABD'nin gümrük vergisi tehditleri karşısında Küba'ya yakıt yardımını değerlendiriyor.
Meksika, insani uyarılar ve siyasi baskılar arasında ABD gümrük vergileri riskini göze alarak, yakıt sıkıntısı çeken Küba'ya yardım etme olasılığını değerlendiriyor.
Meksikalı yetkililer, ABD'nin ağır gümrük vergilerini tetiklemeksizin Küba'ya hayati önem taşıyan yakıt göndermenin yollarını arayarak diplomatik bir mayın tarlasında ilerliyorlar. Görüşmelere yakın dört kaynağa göre, insani yardım ile ekonomik gerçeklik arasında denge kuracak bir çözüm bulmak için üst düzey görüşmeler sürüyor.
Sorunun özü, ABD Başkanı Donald Trump'ın ada ülkesine yakıt tedarik eden herhangi bir ülkeye gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunan bir başkanlık kararnamesidir. Meksikalı yetkililer, bu tehdidin tam kapsamını anlamak ve yardımlar için herhangi bir istisnanın mümkün olup olmadığını belirlemek için ABD'li mevkidaşlarıyla sık sık temas halindedir.
Küba'ya Yakıt Sevkiyatı Konusunda Kritik Görüşmeler
Bu müzakerelerin sonucu belirsizliğini koruyor. Durum sorulduğunda, Beyaz Saray, Başkan Trump'ın Pazartesi günü gazetecilere verdiği demeçte Meksika'nın Küba'ya petrol sevkiyatını durduracağına inandığını, ancak nedenini belirtmediğini hatırlattı.
Meksika Cumhurbaşkanlığı ve ABD Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili hemen bir açıklama yapmazken, Meksika Dışişleri Bakanlığı da konu hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadığını belirtti.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, "Neredeyse her gün görüşmeler oluyor," dedi. "Meksika gümrük vergisi uygulanmasını istemiyor, ancak Küba halkına yardım etme politikasında da kararlı."
Kaynaklardan üçü görüşmelerin ilerlediğini ve bir çözüm bulunabileceği umudunu dile getirdi. İki kaynak, bir anlaşmaya varılması halinde Meksika'nın birkaç gün içinde benzin, gıda ve insani yardım olarak sınıflandırılan diğer malzemeleri içeren bir tanker gönderebileceğini belirtti.
Küba'nın Derinleşen Enerji Krizi
Küba'da yakıt ihtiyacı kritik düzeyde. Ülke enerjisinin üçte ikisini ithal ediyor ve şu anda ciddi elektrik kesintileri ve benzin istasyonlarında uzun kuyruklarla karşı karşıya.
Aralık ayında ABD'nin Venezuela tankerlerine uyguladığı abluka ve ardından Ocak başında Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanmasıyla kriz daha da şiddetlendi; bu durum Venezuela'dan petrol sevkiyatını durdurdu. Bu da Meksika'yı Küba'nın en büyük tedarikçisi haline getirdi, ancak bu rahatlama kısa sürdü.
Ocak ayının ortalarında, Meksika hükümeti Trump yönetiminin baskısı üzerine ham petrol ve rafine ürün sevkiyatlarını durdurdu. Bunun üzerine Washington, Küba'nın ABD ulusal güvenliğine "olağanüstü bir tehdit" oluşturduğunu iddia ederek gümrük vergisi tehdidinde bulundu; Havana ise bu suçlamayı reddediyor.
Yakıt kıtlığına yanıt olarak Küba hükümeti Perşembe günü "şiddetli yakıt kıtlığı" sorununu çözmek için bir plan geliştirdiğini duyurdu ve önümüzdeki hafta daha fazla ayrıntının açıklanması bekleniyor.
İnsani Kaygılar ve Siyasi Baskılar
Durum uluslararası dikkat çekti. BM Genel Sekreteri António Guterres bu hafta, Küba'nın enerji ihtiyaçları karşılanmazsa insani bir "çöküşle" karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
İç politikada, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum kendi koalisyonundan baskı görüyor. İktidardaki Morena partisi, Küba ile uzun süredir devam eden ideolojik ve tarihi bağlara sahip ve parti içinde Havana'yı ihtiyaç duyduğu bu dönemde yalnız bırakmama konusunda güçlü bir istek var.
Sheinbaum, ABD politikasının potansiyel insani maliyetine bizzat dikkat çekti. Geçen cuma günü yaptığı açıklamada, "Küba'ya petrol sağlayan ülkelere gümrük vergisi uygulamak, Küba halkı için hastaneleri, gıdayı ve diğer temel hizmetleri doğrudan etkileyen geniş kapsamlı bir insani krize yol açabilir" dedi. "Uluslararası hukuka saygı ve diyalog yoluyla kaçınılması gereken bir durum."


