Küba, ABD'nin yakıt ambargosu karşısında güneş enerjisine yöneliyor.
ABD'nin neden olduğu ciddi yakıt kıtlığıyla karşı karşıya kalan Küba, yenilenebilir enerjiyi ve yerli petrol üretimini artırmaya yönelik ulusal bir planı açıkladı.
Küba, ABD'nin ada ülkesine yakıt tedarikini engelleme kararının ardından yaşanan ciddi yakıt kıtlığını yönetmek için yeni bir ulusal plan uygulamaya hazırlanıyor. Başkan Miguel Diaz-Canel, temel hizmetlerin sürdürülmesi için yenilenebilir enerjiye ve yerli üretimin artırılmasına odaklanan stratejiyi açıkladı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ülkenin ciddi yakıt kıtlığı sorununu çözmek için yeni bir plan açıkladı.
Durum giderek zorlaştı ve Başkan Diaz-Canel, ABD'nin tutumunu "saldırgan ve suç teşkil eden" olarak nitelendirdi. Kıtlıklar, gıda ve ulaşım maliyetlerinin artmasına ve ülke genelinde elektrik kesintilerine yol açarak hastanelerden okullara, turizmden gıda üretimine kadar her şeyi etkiledi.
Enerji Direncine Yönelik Ulusal Bir Plan
Yakıt krizine karşı koymak için Küba hükümeti yenilenebilir kaynaklardan yararlanmayı ve kendi enerji altyapısını güçlendirmeyi planlıyor. Stratejinin temel unsurları şunlardır:
• Güneş Enerjisinin Genişletilmesi: Ülke, hastaneler, yaşlı bakım merkezleri ve uzak bölgeler gibi kritik tesisler için elektrik sağlamak amacıyla güneş enerjisi üretim kapasitesini artıracak. Küba, son iki yılda Çin'in desteğiyle yapılan kurulumlar sayesinde, gündüz elektriğinin %38'ini karşılayan yaklaşık 1.000 megawatt güneş paneli üretiyor.
• Yerli Petrol Üretimini Artırma: Küba'nın ham petrol üretimini artırmak ve depolama kapasitesini genişletmek için çalışmalar yürütülüyor; amaç daha fazla öz yeterliliğe ulaşmaktır.
• İthalatın Güvence Altına Alınması: Zorluklara rağmen, Diaz-Canel Küba'nın deniz yoluyla yakıt sevkiyatı alma "hakkını" teyit etti ve hükümetin ithalatın yeniden başlamasını sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya devam edeceğini belirtti.
Başkan, iki saat süren televizyonda yayınlanan basın toplantısında durumun zorluğunu kabul etti. "Kalıcı olmamakla birlikte çaba gerektirecek önlemler alacağız," diyen Başkan, bazı planların kısıtlayıcı olacağını ve tüketimde ayarlamalar yapılmasını ve tasarrufa odaklanılmasını gerektireceğini sözlerine ekledi.
Ekonomik Zorluklar ve Diplomatik Gerilimler
Yakıt kıtlığı günlük hayatı doğrudan etkiledi. Geçtiğimiz hafta, ABD'nin Küba'ya petrol gönderen tüm ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmasının ardından gerilim tırmandı. Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Küba'nın artık birincil tedarikçisi Venezuela'dan petrol almayacağına dair açıklamasının ardından geldi.
Ülkenin altyapısı üzerindeki baskı, yakın zamanda meydana gelen ve beş doğu ilinde tamamen elektrik kesintisine yol açan bir trafo merkezi arızasıyla bir kez daha gözler önüne serildi. Diaz-Canel, "Toprağımızı nasıl işleyeceğiz? Nasıl hareket edeceğiz? Yakıt olmadan çocuklarımızı nasıl derslere göndereceğiz?" diye sordu.
Diplomatik cephede ise Kübalı yetkililer yakın zamanda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi, ancak görüşmenin detayları açıklanmadı. Bu arada, Başkan Trump'ın ülkeye petrol sevkiyatını durdurma çağrısında bulunmasının ardından Meksika, gıda da dahil olmak üzere insani yardım gönderme sözü verdi.
Başkan Diaz-Canel, Küba'nın Amerika Birleşik Devletleri ile diyaloğa girmeye istekli olduğunu, ancak bunun belirli koşullar altında gerçekleşeceğini yineledi. "Küba diyaloğa girmeye istekli, ancak tek şartımız ABD hükümetinin Küba'nın iç işlerine müdahale etmemesi ve egemenliğimizi zayıflatmamasıdır," dedi.
Küba'nın ABD'deki en üst düzey diplomatı Carlos Fernandez de Cossio, Reuters'e yaptığı açıklamada, ABD hükümetiyle iletişimin başladığını ancak henüz resmi bir ikili diyaloğun kurulmadığını doğruladı.


